Kısa bir bakış: 500 Days of Summer

1614183

500 Days of Summer (2009)

Modern aşk temalı hikaye Tom Hansen’ın, Summer Finn’i görür görmez aşık olmasıyla başlar. Pek de heyecanlı bir hayatı olmayan Tom, mimarlık eğitimi almasına rağmen bir şirkette tebrik kartı yazmaktadır. Summer’a aşık olan Tom, hayatının devamını bu kadınla geçireceğine inanır fakat Summer, onun aksine aşka inanmayan ve ilişkilerden kaçmaya çalışan bir karakterdir. Hatta farklılıkları seven Summer’ın en sevdiği The Beatles üyesi, gruptan ilk ayrıldığı için kimsenin sevmediği Ringo’dur.

how '500 days of summer' highlights the double standards in rom ...

Summer’ın bu kapalı kişiliğine rağmen ikilinin arasında arkadaşlıktan öte bir ilişki gelişir. Bir süre sonra ikili birlikte sinemaya gitmeye, parkta zaman geçirmeye başlarlar. Başlarda ne kadar herhangi bir isim koymak istemeseler de bir ilişkinin içindedirler. İkilinin ortak noktalarından biri de müzik zevkleridir. Filmin en sempatik sahnelerinden biri Tom’un The Smiths dinlerken Summer’ın ona eşlik etmesiydi. Belki de filmi zevkli hale getiren en önemli unsur, hatta tek unsur kaliteli müziklerin kullanılmasıdır diyebilirim.

Summer’ın dengesizlikleri ve kararsızlıkları sonucu çiftin aralarındaki ilişki biter ve bu durum Tom’u derin bir mutsuzluğa sürükler. Hayata karşı karamsar olan Tom, yaşadığı ayrılık acısı ile de insanlara karşı dobra ve kırıcı olmaya da başlamıştır.

Bir gün Tom, arkadaşının düğününe giderken trende Summer ile karşılaşır. O da aynı düğüne gitmektedir. İkili düğün süresince iyi vakit geçirirler; dans ederler, eskilerden konuşurlar, içerler… Bu durum Tom’un tekrar ümitlenmesine neden olur. Ta ki cuma akşamı Summer’ın düzenlediği partiye gidene kadar. O gece çok güzel vakit geçireceğine inanan Tom acımasız bir şekilde gerçeklerle karşılaşacaktır. Terasta Summer’ı izlerken parmağındaki nişan yüzüğünü fark eder ve hızla oradan uzaklaşır.

500 days of summer

Sonlara doğru Summer ve Tom, Tom’un en sevdiği yerde tekrar bir araya gelirler. Aralarında son bir konuşma daha yaşanır ve Summer tekrar Tom’un kalbini kırar. Her şeye rağmen Tom artık bu durumu kabullenmiştir. 500. güne gelindiğinde ise Tom gitiği iş görüşmesinde Autumn ile tanışır ve bu şekilde Yaz’ın 500 günü biter.

‘Sinir bozucu bir o kadar da gerçekçi’ olan hikayenin sinir bozucu bölümü aşka ve ilişkilere inanmayan Summer’ın, Tom’dan ayrıldıktan sonra başka biriyle evlenmesi iken, gerçekçi bölüm Tom’un gittiği iş görüşmesinde Autumn ile tanışıp aşka tekrar bir şans vermesidir.

Alışılmamış türden olan bu romantik komedi ne kadar bizi hayatın gerçekleriyle karşılaştırıp mutsuzluğa sürüklese de iyi müzikleriyle ve kaliteli oyuncu performanslarıyla izlenmeye değer.

Marc Webb’in ilk uzun metraj çalışması olan “Aşkın (500) Günü” eserinin, modern aşk temalı romantik filmlerden “Sil Baştan” ve “Rüya Bilmecesi” gibi Michel Gondry filmleriyle de oldukça benzediğini söyleyebiliriz.

Yönetmen: Marc Webb

Oyuncular: Joseph Gordon-Levitt, Zooey Deschanel, Geoffrey Arend

Ülke: ABD

Tür: Komedi, Dram, Romantik

Total
0
Shares
Önceki
HAyatınızı etkileyecek 5 film

Hayatınızı etkileyecek 5 film

Sonraki
American Horror Story

Katliam dolu American Horror Story: 1984