10 Things I Hate About You

En iyi 10 gençlik filmi

Herkesin evde olduğu şu günlerde hepimizin en çok yaptığı şey film ve dizi izlemek. Biz de sizler için 10 gençlik filmini derledik.

10 Things I Hate About You (Senden Nefret Etmemin 10 Sebebi)

10 Things I Hate About You

Birçoğumuzun bilmesi ve izlemesine rağmen bu listede bulunmayı en çok hak eden filmlerden biri. 1999 yapımı olan bu filmlerin başrollerini Joker olarak da tanıdığımız Heath Ledger ve Julia Stiles paylaşıyor.

Bianca, okulundaki herkesin dikkatini çeken güzel bir kızdır. Kat ise erkeklerden pek hoşlanmayan büyük kız kardeşidir. Bianca buna rağmen hiçbir erkekle yakınlaşamaz çünkü babalarının ” İki kardeşin aynı anda erkek arkadaşı olmadığı derecece hiçbirinin olamaz.” kuralı vardır. Bianca’dan hoşlanan Joey onunla birlikte olabilmek için Patrick’ten Kat ile beraber olmasını ister.

The Fault In Our Star (Aynı Yıldızın Altında)

10 Things I Hate About You

Aynı adlı romanından uyarlanan film iki kanser hastası gencin hikâyesini anlatıyor.

Hazel ciğerlerine yayılmış terminal döneme giren tiroid kanseriyle mücadele etmekte olan bir genç kızdır annesinin ısrarları üzerine kanser hastalarından oluşan bir destek grubuna katılır. Orada da bir ayağını kemik kanserinden kaybetmiş Augustus ile tanışır. Filmde zamanla birbirlerini daha iyi tanıyan ve aşık olan iki genci izliyoruz.

Sing Street

10 Things I Hate About You

Sing Street, John Carney tarafından yazılıp yönetilen müzikal, komedi-drama türünde bir gençlik filmidir. Okulunu değiştirmek zorunda olan Conor’un yeni okulunda hoşlandığı bir kızı, var olduğunu iddia ettiği bir grubun klibinde oynama vaadiyle tavlamaya çalışır. Hikaye, kızı etkilemek için grubu kurması etrafında şekillenir. Sadece filmde çalınan şarkılar bile bu filmi izlemek için harika bir sebep.

The Kissing Booth

10 Things I Hate About You

Hayatları boyunca en yakın arkadaşlar olan Elle ve Lee arkadaşlıklarını korumak için bazı kurallar koyarlar. Bunlardan bir tanesi de birbirlerinin akrabaları ile çıkmamalarıdır yani ne olursa olsun Elle Lee’nin abisi olan ve okuldaki birçok kızın hoşlandığı Noah ile hiçbir şey yaşamamak zorundadır. Hikaye Elle’in okul pantolonunu yırttığı için kendisine fazla küçük gelen bir etekle okulun ilk günü okula gitmesiyle başlar. Eteği yüzünden taciz edilen Elle’i ise Noah korur. Bir etkinlik için Elle ve Lee bir öpüşme kabini yaparlar. İnsanların dikkatini çekmek için de Noah’ın da orada olacağını vaat ederler. Normalde orada olmayacak olan Noah orada olur ve bir şekilde Elle ile öpüşürler. aralarında filizlenen romantik ilişki Elle ve Lee’nin arasının açılmasına yol açar. Eleştirmenler tarafından cinsiyetçi olduğu gerekçesiyle birçok olumsuz yorum alsa da boş vakitleri değerlendirmek için izlenebilecek bir kurgu.

The Perks of Being a Wallflower (Saksı Olmanın Faydaları)

10 Things I Hate About You

Başrollerinde Logan Lerman, Emma Watson ve Ezra Miller’ın bulunduğu film 2012 yılında yayımlandı. Aynı adlı romanından uyarlanan film liseye yeni başlayan Charlie’nin geçmişten gelen travmalarıyla okula adapte olmakta zorlanırken Sam ve Patrick ile tanışmasıyla başlıyor. Onlar sayesinde de kendini bir arkadaş grubunun içinde buluyor. Dostluk ve aşkı tadan Charlie için güzel kitaplar ve müzikle dolu aynı zamanda da sorunlu geçmişinin onu rahatsız ettiği bir yıl geçirir. The Perks of Being a Wallflower benim de en sevdiğim gençlik filmlerinden biridir.

Call Me by Your Name (Beni Adınla Çağır)

10 Things I Hate About You

Her şey 1983 yazında İtalya’nın bir kasabasında ailesiyle birlikte zaman geçiren Elio’nun babasının yanına stajyer olarak gelen bir doktora öğrencisi Oliver ile tanışmasıyla başlar. Aralarında gelişen romantik ilişki ve tutkulu sahneler izleyen çoğu kişinin bu filmi çok sevmesine sebep oldu. Aynı zamanda birçok dalda aday gösterildi ve birçok ödül aldı. Bu da en sevilen gençlik, LGBT+ gençlik filmlerinden biri olduğunun kanıtı.

Booksmart

10 Things I Hate About You

Booksmart lise boyunca aşırı ders çalışmış ve bu yüzden sosyalleşememiş iki ‘inek’ öğrencinin hikayesini anlatıyor. Lisenin bitmek üzere olduğunu ve bu zamana kadar eleştirdikleri insanların bile iyi notlar aldıklarını fark edince yaptıkları şeyi fazlasıyla saçma buluyor ve partilemeye karar veriyorlar. Başrollerinde Lady Bird filminden de tanıdığımız Beanie Feldstein ve Kaitlyn Dever yer alıyor. Pek çok kişinin bilmediği bu film oldukça komik ve eğlenceli.

Lady Bird

10 Things I Hate About You

Timothée Chalamet’in de popülerlik kazanmasında yardımcı olan bu filmin başrolünde Saoirse Ronan bulunuyor. Film Katolik bir okulda lise son sınıf öğrenisi olan ve kendisine ‘Lady Bird’ ismini veren Christine McPherson’ın hikayesini anlatıyor. Ailesinin maddi açıdan çektiği zorluklara rağmen doğu kıyısında bir yerde ‘kültürlü bir okula gitmenin’ hayallerini kuruyor. Bu gibi tutumları yüzünden sürekli annesi tarafından ‘nankör’ damgası yiyen Lady Bird’ün aşk, arkadaşlık ve aile problemleriyle dolu bu film birçok insanın en sevdiği gençlik komedi-drama filmlerinden biri.

Scott Pilgrim vs. the World (Scott Pilgrim Dünyaya Karşı)

10 Things I Hate About You

Bir garaj grubu olan Sex Bob-Omb’da bir basçı olan 22 yaşındaki Scott Pilgrim’in güzel, hoş, akıllı bir sevgili ararken girdiği zorlu mücadeleyi izliyoruz bu filmde. Senarist ve yönetmen Edgar Wright’ın son çalışması Scott Pilgrim Vs. The World yaptıkları işlerle komedi dünyasında farklı bir yer edinen iki ismin buluştuğu bu çizgi-roman uyarlaması, pek bilinmese de bilinenler tarafından fazlaca sevilen bir gençlik filmi.

17 Again (Yeniden 17)

10 Things I Hate About You

17 yaşındayken bir yıldız olan ve hayatını çok büyük bir şekilde etkileyecek olan bir basketbol maçı sırasında sevgilisinin hamile olduğunu öğrenen Mike, iyi bir üniversiteye gitme ve geleceklerini destekleyecek bir kariyer yapma umutlarını bırakıyor. Yaklaşık 20 yıl sonra hayatı perişan olmuş ve eşinden neredeyse ayrılmakta olan Mike en yakın arkadaşı Ned ile yaşarken bir gün 17 yaşına geri dönüyor. Ned’i, kimliğine ikna ettikten sonra Ned, Mike’ın dönüşümünün, onu daha iyi bir yola yönlendirmeye çalışan mistik bir ruh rehberinden kaynaklandığına inanıyor. Mike, Ned’in oğlu Mark Gold gibi liseye kaydoluyor ve basketbol bursuyla üniversiteye gitmeyi planlıyor. Her şey umduğu gibi gitmeyen Mike kendini şimdiki çocuklarına yardım ederken buluyor. Gençliğini Zac Efron’un, büyümüş halini ise Friends dizisinden tanıdığımız Matthew Perry’nin canlandırdığı Mike’ın macerasını izlemek fazlasıyla zevkli.

Daha Fazla İçerik
iyi günde kötü günde
İyi Günde Kötü Günde 2. bölüm fragmanı yayımlandı