cable girls

Las Chicas del Cable: Entrika, özgürlük ve nostalji

Son güncelleme:

1928’lerde kadın olmak… Bu konuyu ele alarak başlayan Netflix’in ilk İspanyol yapımı orijinal dizisi Las Chicas del Cable 27 Nisan 2017’de 8 bölümden oluşan ilk sezonunu yayımlamış bir dram dizisidir. Şu anda dizinin 4 sezonu da Netflix platformlarında bulunuyor.

Dönem dizilerini izlemekten zevk alıyorsanız, entrika konulu diziler ilginizi çekiyorsa şiddetle önereceğim bir dizi. 1920’li yıllarda İspanya’da kadın olmak, aşağılanmaktan kurtulamamak, çalışsan dahi ev işleri ve çocuk bakmaktan ilerisini göremeyecekleri bir durum. Dizi başrollerinde gördüğümüz 4 kadının o dönemde İspanya’da bulunan tek operatör şirketine telesekreter olarak girmeleriyle başlıyor diyebiliriz. Özellikle bu 4 kadın karakter başta olmak üzere karakter gelişimleri, arkadaşlık, dayanışma ve fedakarlık konularını derinlemesine görebiliyoruz.

cable girls

Lidia, gençliğinin ilk yıllarından beri sert problemlerle karşılaşmış bir karakter. Hayatına devam edebilmek için türlü sahtekârlıklar yapmayı göze almış ve pes etmeden yaşamaya devam ediyor. Bu sahtekârlıkların örneklerini daha ilk bölümden görebiliyoruz. Onun hayatındaki dönüm noktası gerçek arkadaşlığı bulması ve bundan sonrasında yanında her zaman birilerinin olduğunu fark etmesi oluyor. Ve elbette aşk hayatı da var, en karışık aşk hayatına sahip olan karakterimiz Lidia olabilir.

cable girls

Marga Suarez de bu dört ana karakterimizden bir diğeri. Marga, hırsı ve kendisine ait bir hayat kurma hevesiyle yaşadığı kasabadan şehre geliyor. Aile gelenekleri, saygı ve masumiyeti de onunla birlikte tabii ki. Bu masumiyet ve çekingenlik onun şehirdeki hayatını etkiliyor ancak hayatına giren yeni kişilerle birlikte kendisi de değişmeye başlıyor. Aşkı ve arkadaşlığı keşfediyor. Kimsenin kötülüğünü düşünmeden yalnızca orta yolu bulmaya çalışmasıyla belki de hayatımızda sık sık karşılaştığımız kişilerin bir yansıması oluyor.

cable girls

Carlota, dizide kadın hakları, devrimler ve herkesin eşit olması için en çok çalışan karakter diyebiliriz. Saygın ve muhafazakâr bir ailede yetişmesinin de etkisiyle özgürlüğe herkesten daha çok düşkün oluyor. Bunu paraya asla ihtiyacı olmadığı halde bir operatör şirketinde çalışmak istemesiyle bile anlayabilirsiniz. Onun sahip olmak istediği tek şey, özgürlüğü. O dönemdeki kadınlardan birçok yönüyle farklı olduğu için bu farklılıkları kabul ettirmek, eşit haklara sahip olmak için çabalıyor. Tahmin edersiniz ki tüm bu devrim içeren hareketlerde arkadaşları da  ona destek oluyor.

cable girls

Angeles Vidal, etrafımızda birçok gördüğümüz çalışan, mutlu bir evlilik sahibi anne modelinde bir karakter olarak çıkıyor karşımıza. Mesleğinde başarılı, dışarıdan göründüğü kadarıyla evinde mutlu ve başka bir şeye ihtiyacı yok. Ancak hiçbir şey göründüğü gibi değildir elbette. Aldatma, şiddet ve birçok sorun hayatına girer. Bunlarla birlikte de fikrimce dizinin en büyük karakter gelişimini Angeles’te görüyoruz. Özellikle diğer sezonları izlediğinizde ilk bölümde gördüğünüz karakterler arasında açık ara farkla en çok değişim gösteren kişi o oluyor. Bu sorunları atlatmada, kendisini bulmada ona en çok yardımcı olan kişiler de yanındaki bu kadınlar oluyor.

cable girls

Tabii ki senaryoyu en çok etkileyen erkek karaktererimiz de var. Dizideki ana iki erkek karakter Carlos Cifuentes ve Francisco Gomez.

Carlos, eğlencesine ve kızlara düşkün ancak ailesi için, şirketi için çalışmaya devam eden bir karakter. Babası tarafından yüzü pek gülmemiş, aşkı ise hiç beklemediği bir anda bulmuştur. Bu beklenmedik aşk onu derin bir aşk üçgenine ve sonrasında da ailesiyle yaşayacağı büyük çatışmalara götürecektir.

Francisco, Carlos ile birlikte operatör şirketinin başında bulunan yöneticilerdir. Carlos’un aksine daha sert görünümlü ve işini ciddiye alan bir yapısı vardır. Bu özellikleri sayesinde Carlos’un ailesinde neredeyse Carlos’tan daha çok değer görmektedir. Lidia ile sürpriz bir geçmişe sahiplerdir ve o sürprizler onun hayatına iyi şeyler getirmeyecektir.

cable girls

Las Chicas del Cable, dram ve entrikayı yaşatırken aynı zamanda büyük devrimlerin küçük ama etkili adımlarını da gösteriyor. İzlemesi zevkli karakter gelişimlerini, dönemin tahmin etmeyeceğiniz olaylarını gözler önüne seriyor. Bazı klişe sahnelerden kaçmak mümkün olmasa da genele baktığınızda keyifle izleyeceğiniz bir İspanyol dizisi. İzleyeceğiniz şeyler belki de hala üzülerek görmekte olduğumuz şeylerdir.

1928’de kadınlar hava atmaya yarayan aksesuarlar olarak görülürdü. Fikir beyan edemeyen, karar veremeyen aksesuarlar. Hayat kimse için kolay değildi ama bir kadın için daha zordu. 1928 yılında kadınsanız özgürlük ulaşılması imkansız bir hayaldi. Toplumun gözünde sadece ev kadını ve anneydik. Hayallerimizin ve heveslerimizin olmasına imkan yoktu. Geleceğini düşünen birçok kadın çok uzaklara gitmek zorundaydı ve kalanlar da toplumun geri kalmış şovenist normlarıyla karşı karşıyaydı. Sonuçta hepimiz zengin veya fakir aynı şeyi istiyorduk: Özgür olmayı.

Daha Fazla İçerik
shadow and bone
Shadow and Bone yeni posteri yayımlandı